| Tekno Magazin |
Microsoft'a İsim Bulun Xbox Live Marketplace benzeri bir servisi bilgisayarlara getiren Microsoft, adlandırma konusunda sıkıntı çekiyor. Yardım etmek ister misiniz? Games for Windows Live servisini ücretsiz hale getireceğini daha önce duyuran Microsoft, oyunların deneme sürümlerini, videolarını ve güncellemelerini indirmeye yarayacak bir de masaüstü programı hazırladığını açıklamıştı. Görünüşe bakılırsa firma dikkat çekici bir isim bulma konusunda sıkıntı çekiyor. Bu nedenle yeni servise ad koymak için bir anket başlatıldı.erhangi bir ödülün olmadığı ankete katılıp, Microsoft'un yeni servisine isim babalığı yapmak için buraya tıklayın. Altı farklı seçenekten birini işaretleyebilir veya kendi orijinal fikrinizi belirtebilirsiniz.Benim Microsoft'a tavsiyem ise "Games for Windows - LIVE Akşam Pazarı". ![]() 17:53 - 12/9/2008 - yorum {yok} - yorum yazEn Güvenli İşletim SistemiMicrosoft Vîsta'nın en güvenli Windows sürümü olduğunu iddia ediyor. Apple virüssüz Mac OS sistemleri ile ünlü. Linux ise en güvenli sistem olarak tanımlanıyor. İşletim sistemlerini en zor şartlarda dayanıklılık testine soktuk.Güvenlik Duvarı ve virüs tarayıcısı olmadan internette gezinmek gerçekten tehlikeli mi? Peki Linux ve Mac OS Windows'tan daha mı güvenli? Vista gerçekten Microsoftun dediği gibi XP'den daha sıkı bir işletim sistemi mi? Bu soruların cevaplarını merak ettik ve güncel sistemleri dayanıklılık testine soktukİki hafta boyunca güvenlik uzmanlarının yapmamamızı söylediği her şeyi yaptık: Windows XP, Windows Vista, Mac OS ve Linux yüklediğimiz sistemleri hiçbir koruma kullanmadan internete bağladık. Kullandığımız işletim sistemleri Mac OS 10.0.4, Öpen SuSE 10.2, Windows XP Service Pack 2 ve Windows Vista oldu. Mac OS'un son sürümü yerine 10.0.4 sürümünü seçmemizin nedeni ise şimdilik daha yaygın bir kullanım alanına sahip olması. Ayrıca router'lı modemimizin güvenlik duvarı özelliğini kapatıp saldırıların hız kesmesini engelledik. Çünkü amacımız işletim sistemlerinin hiç bir ek koruma olmadan internete dayanıklılıklarıydı; router'ın değil. Güvenlik duvarınız yoksa: Korsan ve solucanlar "İnternette korumasız gezersen beş dakikada bilgisayarın solucan dolar". Bu tür abartılı uyarılar Windows kullanıcılarının yıllardır korkulu rüyası olmuştur. Aslında bu söz boşuna değil: Blaster gibi solucanlar Windows ağ hizmetindeki bir boşluk sayesinde kullanıcı yardımına ihtiyaç duymadan internette rekor hızlarla yayılabilirler. Dört sene önceki felakette 48.000 bilgisayara bulaştıkları kesin olarak biliniyor. Kayıt altında olmayan ev kullanıcılarının bu sayıyı binlere katlayacağını da unutmamak gerekli. Peki ama bu felaketten sonraki dört sene içerisinde neler değişti? İlk değişen tabii ki Microsoft'un güvenlik açıklarını kapatmak için Service Pack 2'yi kullanıcılarına sunması oldu. Biz sonuçları deneyerek görmeyi seçtik ve dört test bilgisayarımızı hiç bir ek yazılım yüklemeden ve web sitelerinde gezinmeden internete bağladık. Tek yüklediğimiz yazılım, tüm ağ iletişimini raporlamak için kullandığımız Wires-hark yazılımıydı. Ayrıca bilgisayarların bir hafta boyunca güç tasarruf moduna geçip uyumamaları için güç denetimi iş-levlerini de devre dışı bıraktık. Son büyük solucan felaketinin üzerinden oldukça uzun bir süre geçti. Bu yüzden fazla bir beklentimiz olmadan bir hafta sonra tozlanmış bilgisayarlarımızın başına geçtik ve ilk şokumuzu yaşadık: Raporlar bütün bilgisayarların internetle büyük miktarda veri alışverişi yaptığını gösteriyordu. Linux sistemimiz 160 MB aktarım gerçekleştirirken XP'de bu değer 100 MB bile değildi. Sadece Vista ve Mac OS sistemlerde durum daha sakindi. Ama bunlarda bile ortaya çıkan transfer miktarı kabul edilebilir değerlerin üstündeydi. Bütün sistemler solucan istilasına mı uğramıştı, yoksa bir korsan bilgisayarlarımızı ziyaret mi etmişti? Güncellemeler:Siz yokken neler oluyor? Wireshark raporlarını incelediğimizde yüreğimize su serpildi: Deneklerimiz saldırıya maruz kalmamıştı. Standart kurulumdan sonra etkin olan otomatik güncelleyiciler görevlerini yapmış ve güvenlik güncellemelerini indirip kur-muşlardı. Bunu öğrenince Linux yüklü sistemdeki yüksek trafiğin nedeni de an-laşılmış oldu: Açık kaynak kodlu sistem en büyük güncelleme paketiyle bir yığın güvenlik açığını kapatmış ve yazılımları yamalamıştı. Aslında bu sonuç bizi biraz hayal kı-rıklığına uğratmıştı. Sonuçta dört korumaşız bilgisayarı internete bırakmıştık ve en azından birer korsan ziyareti bekliyorduk. Bunun üzerine en azından birkaç zararlı yazılımın bilgisayarlarımıza bulaşmasını umduğumuz deneyimizin ikinci adımına geçip internette gezinmeye başladık . İşe Linux yükle sistemle başladık ve önerilen Firefox tarayıcısını açtık. İlk önce bilinen ve gözü kapalı güvenilen web sitelerine girdik. Ama her seferinde ufak bir ara verip sayfalardaki reklamlara tıklayıp gönderdikleri sitelere baktık. Her reklam sitesinden sonra da bilgisayarımızda tarayıcı önbelleğini sistemimize sızmış olabilecek çerezler (tanımlama bilgileri) için kontrol ettik. Ama reklam satıcılarının birkaç çerezinden başka bir şey bulamadık . Bir sonraki aşamada parkuru biraz daha zorlaştırdık ve Google'da "free porn" kelimelerini aratıp ilk beş sonuca girdik. İşte bu noktada işler biraz kızıştı. Açılır pencereler bütün masaüstünü kapladı ve tarayıcının "Geri" düğmesiyanıt vermemeye başladı. Son aşamada ise anti-virüs yazılımları içeren bir başlangıç CD'si ile sistemi açıp bütün sistemi taradık. Kaçağımız kendini görünmez yapmış olabilirdi. Ama bilgisayar taramadan temiz çıktı. Bu şekilde Linux, testimizi başarı ile atlatan ilk bilgisayar oldu ve biz de diğer deneklerimizin başına geçtik. Yasak yazılım indirmek: Casus yazılımlar Sırada Mac OS sistemimiz ve Safari tara-yıcımız var. Bütün testleri tekrarladık ve tek bulabildiğimiz yine birkaç çerezden ibaret oldu. Ama burada bir adım daha ileri gidip Google'da "crackz" kelimesini, yani korsan yazılım sitelerini arattık. Ama bir sorunla karşılaştık: Önerilen siteler hep Windows tabanlı yazılımlar için seri numaraları ve anahtar üretici yazılımcıklar sunuyordu. Ama biz mutlaka bir şeyler indirmek istiyorduk, ne yazık ki çabalarımızın hepsi boşa gitti. Çünkü sitenin biri bizi bir ActiveX denetimini yüklemeye zorluyordu, diğeri ise indirme yardımcısı adı altında bir EXE dosyasını. Her iki durumda da (virüs tarayıcımıza sonradan onaylattığımız gibi) gönderilenler casus yazı-lımcıklardı. Ama ne ActiveX eklentileri ne de EXE dosyaları Apple sistemlerde çalışmıyordu, aynı Linux sistemde olduğu gibi... Aslında test hedeflerimizden birini Vista'da güvenlik: İki tık ve casuslar Bu kez bütün sayfalara Internet Explo-rer 7 ile girdik. Yeni düzenlemelerden sonra IE7 oldukça korumalı olmalıydı. Aslında güvenlik önerilerini göz ardı etmeseydik öyle de olacaktı. Uyarıları dinlemeyip ActiveX denetimini yüklemeye çalıştığımızda da Vista için sevindirici, bizim için ise kötü olan ikinci bir sorunla karşılaştık: Denetim Vista ile uyumlu değildi. Ama XP bizi bu konuda hayal kırıklığına uğratmadı ve birkaç uyarıyı göz ardı ettikten sonra tarayıcımız nereyi ziyaret edersek edelim açılır pencerelerle ve araç çubuklarıyla sanki bir havai fişek gösterisini andırıyordu. Biraz daha uğraştıktan sonra Vista için de bir şey bulduk: Bir porno sitesinde karşımıza çıkan bir reklam Win-dows 2000, XP ve Vista için bir anti-spyvvare olduğunu iddia ediyordu. Ancak gerçekte karşımızda duran yalancı anti-spyvvare'di. SpySheriff adlı yazılım Rootkit'li bir Truva atı içeriyordu ve bunu kolaylıkla Vista altında yükleye-bildik. Aslında bunu beklemiyorduk: Casus hem XP altında, hem de Vista altında koruma mekanizmalarına yakalanmadan çalışabiliyordu. Tek engel Vista'daki Kullanıcı Hesabı Denetimi'nin (UAC) verdiği yükleme uyarısı oldu. Ama sözde anti-spyware yazılıma güvenen kullanıcılarda bu engel kolaylık aşılabilir. Sonuç:Güvenlik olmadan asla Sonunda deneyimiz bitti, sonuçlar ise bizi bir rüyadan ayılttı. Bilgisayarlarımızın disklerini biçimlendirip temiz sistemler kurduk, internet güvenlik paketlerini de unutmadık. Çünkü güncellemeler, Güvenlik Duvarı ve virüs tarayıcısı artık bilgisayarların olmazsa olmazları arasında sağlam bir yere sahip. Gördüklerimiz üzerine bir daha yabancı yazılımlara güvenmeyeceğimize dair söz de verdik. Aslında evimizde de kapılarımızı kilitleyip her kapıyı çalanı içeri almıyoruz, öyle değil mi? 22:45 - 19/5/2008 - yorum {yok} - yorum yaz
|
Hakkımda Bilgisayar Ve Teknoloji Ana Sayfa Profilim Arşiv İngiliz Anahtarı Bilgisayarcı Amca Kategoriler
- Microsoft'a İsim Bulun - Msn'e 11 Eylül Ayarı mı? - ATi Catalyst 8.8 Kullanıma Sunuldu - Intel 6 Çekirdekli İşlemcisini Duyurdu - Intel 6 Çekirdekli İşlemcisini Duyurdu - Nvidia'dan Yeni GeForce GPU'lar - Intel'in En Unutulmaz 15 İşlemcisi - Intel'den son hamle: Classmate 2! - MSI'dan Oyunculara Özel Dizüstü - iPhone Nano'ya Hazırlanın Arkadaşlarım |